TKG: “Avusturya´da Devlet eliyle dinî kimlik ölçümü anayasal sorun doğuruyor”
VİYANA, 16.11.2025 – Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Düşünce Fabrikası (TKG Think Tank), Avusturya Entegrasyon Fonu (ÖIF) tarafından hazırlatılan “Integrationsbarometer 2025” hakkında Avusturya Anayasa Mahkemesi’ne (VfGH) başvuruda bulunduğunu APA-OTS üzerinden bu sabah yayımladığı basın bildirisiyle duyurdu. TKG, başvuru metni ile tüm ekleri kamuoyunun şeffaf biçimde inceleyebilmesi için PDF formatında erişime açtı.
TKG, söz konusu çalışmanın devlet eliyle yürütülen kamuoyu araştırmalarında dinî kimliğin bağımsız bir değerlendirme ve “çatışma kategorisi” olarak ele alınmasının anayasal açıdan ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti. İnceleme talebi, ÖIF siparişiyle dışarıdan bir kamuoyu araştırma şirketi tarafından hazırlanan Integrationsbarometer 2025’in yöntem ve kategorizasyonlarına odaklanıyor.
“Dinî kimliğin araştırma kategorisi yapılması anayasal sorun yaratıyor”
TKG’nin Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu bilgi notunda, dinî aidiyetin ölçüm ve değerlendirme kategorisi olarak kullanılmasının Avusturya Anayasası’ndaki eşitlik ilkesi, din özgürlüğü ve devletin tarafsızlık yükümlülüğü ile bağdaşmadığı ifade edildi. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AB Temel Haklar Şartı’ndaki ayrımcılık yasağı ve özel hayatın korunması ilkelerinin de ihlal riski taşıdığı vurgulandı.
Başvuru kişi ya da siyasi aktörlere yönelik değil
TKG, başvurunun herhangi bir kişi, kurum veya siyasi aktöre karşı yapılmadığını, bireysel başvuru niteliği taşımadığını belirtti. İnceleme talebi, devlet eliyle üretilen bilgilerin yapısal etkilerine ve bu bilgilerin kamuoyunda oluşturduğu öngörülebilir toplumsal sonuçlara odaklanıyor.
Açıklamada şu ifadeye yer verildi: “Sorun kişilerde değil, yöntemlerdedir. Uygulama yeni değil, yapısal bir sorun”
TKG, Integrationsbarometer 2025’in tekil bir örnek olmadığını, 2014’e kadar yürütülen eski “Moslem-Studien” ile daha sonraki Integrationsbarometer çalışmalarında da aynı yaklaşımın sürdüğünü belirtti. Bu araştırmalarda özellikle Müslüman kimliğinin değerlendirme kategorisi olarak kullanıldığı, diğer dinî aidiyetlerin ise hiçbir zaman benzer şekilde araştırma konusu yapılmadığına dikkat çekildi.
Uluslararası standartlara atıf
Başvuruda, uluslararası araştırma etik standartlarını belirleyen ICC/ESOMAR kurallarına atıf yapıldı. Bu standartlar, din gibi hassas kişisel verilerin yalnızca zorunlu ve bilimsel olarak gerekçelendirilmiş durumlarda kullanılabileceğini; ayrımcılık veya damgalama riski doğuran uygulamalardan kaçınılması gerektiğini öngörüyor.
Almanya örneği: Bağımsız denetim kurulu vurgusu
TKG, Almanya’da faaliyet gösteren “Rat der Deutschen Markt- und Sozialforschung für Redlichkeit und Qualität” örneğini hatırlatarak, Avusturya’da benzer bir bağımsız özdenetim ve etik mekanizmasının bulunmamasının önemli bir boşluk yarattığını ifade etti. Devlet tarafından sipariş edilen kamuoyu araştırmalarının toplumsal ve siyasi etkileri dikkate alındığında, böyle bir yapının bilimsel dürüstlük, mesleki etik ve kamu güveni açısından gerekli olduğu belirtildi.
Müslüman kimliğinin araştırma kategorisi yapılması eleştirildi
TKG, dinî kimliğin ölçüm ve değerlendirme kategorisi olarak kullanılmasının öngörülebilir biçimde damgalayıcı etki yarattığını ve bunun temel haklarla bağdaşmadığını vurguladı. Bu yaklaşımın, hem eski “Müslüman Çalışmaları”nda hem de Integrationsbarometer serisinin tüm dönemlerinde tekrarlandığı ifade edildi.
Kamu araştırmalarında tarafsızlık ve devlet dışılığı vurgusu
Açıklamada, temel haklarla ilişkili kamuoyu araştırmalarının devletten bağımsız, tarafsız, dinî kimlik toplamayan ve ayrımcılık riski taşımayan bir yöntemle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bu yaklaşımın hem anayasa ihlallerinin önlenmesi hem de devlet kurumlarının siyasi amaçlarla araçsallaştırılmasının engellenmesi açısından zorunlu olduğu kaydedildi.
TKG şu değerlendirmeyi yaptı: “Devlet kurumlarının güvenilirliği, tarafsızlık ve bilimsel standartlara bağlılıkla korunabilir.”
Hukuki değerlendirme: Eşitlik ilkesi ve din özgürlüğü ön planda
TKG’ye göre dinî kimliğin araştırma kategorisi yapılması, özellikle eşitlik ilkesi, din özgürlüğü ve devletin tarafsızlık yükümlülüğü açısından sorun teşkil ediyor. Açıklamada, “Devletin ürettiği veya sipariş ettiği veriler, temel haklarla uyumlu olmak zorundadır” denildi.
Belgeler Anayasa Mahkemesi’ne sunuldu
TKG, tam metinli bilgi notu, hukuki değerlendirme, Integrationsbarometer 2025 raporundan ilgili bölümler, kamuya açık siyasi ve medya kullanımı örnekleri ve uluslararası referanslar dahil tüm belgelerin Anayasa Mahkemesi’ne iletildiğini ve kamuya açık olduğunu duyurdu.Açıklamada, belgelerin herkes tarafından incelenebileceği belirtilerek şu bilgi verildi: “Metodoloji analizleri, grafikler, siyasi ve medyadaki kullanım örnekleri ve uluslararası standartlara ilişkin referanslar kamuya açıktır.”
Kaynak:
Bugün TKG Think Tank’ın yayınladığı APA OTS basın bildirisi
https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20260116_OTS0004/staatliche-meinungsforschung-und-integrationsbarometer-2025-vfgh-ueber-verfassungsrechtliche-bedenken-informiert




