Avusturya Entegrasyon Barometresi (Integrationsbarometer2025) Anayasa Mahkemesi’ne Götürüldü

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti, dini kimlik temelli olduğu ve tüm “Müslümanları” damgaladığı iddia edilen, kamuoyunda bilimsel araştırma olarak sunulan “Uyum Barometresi 2025” (Integrationsbarometer 2025) hakkında Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Cemiyet, çalışmanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avusturya Anayasası’nın ilgili maddeleriyle uyumluluğunun incelenmesini ve olası aykırılıkların değerlendirilmesini talep etti.

VİYANA, 20.01.2025-Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG Think Tank), Avusturya’da son yıllarda sıkça tartışma konusu olan Entegrasyon Barometresi  2025 (Integrationsbarometre 2025) adlı kamuoyu araştırmalarına ilişkin olarak Avusturya Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. TKG Think Tank adlı Düşünce Fabrikası,  özellikle Entegrasyon Barometresi 2025 kapsamında dini kimliklerin – başta Müslüman kimliği olmak üzere – bağımsız bir değerlendirme ve sorun kategorisi olarak ele alınmasının Avusturya’da garanti alınan anayasa ve temel haklarla bağdaşmadığını savundu.

Başvuru, Avusturya Entegrasyon Fonu (Österreichischer Integrationsfonds – ÖIF) adına dışarıdan bir araştırma şirketi ( Peter  Hajek) tarafından hazırlanan ve kamuoyuna “bilimsel çalışma” olarak sunulan raporları kapsıyor. TKG, bu çalışmaların yalnızca akademik veri üretmediğini, aynı çok farklı olan ama Müslüman ailelerden gelen tüm insanlara toptan toplumda algı, damgalama, norm, nefret, aşağılama ve önyargı üreten bir etki yarattığını kanunlaram belgelerle savunuyor ve bunu yazılı olarak kağıda dökmüş durumda. (Aşağıda kamuoyuna APA OTS ile sunulan belgeler)

Entegrasyon Barometresi –(Integrationsbarometer 2025) nedir?

Entegrasyon Barometresi, Avusturya Uyum Bakanlığı’nın altında Avusturya Entegrasyon Fonu  adlı devlet dairesi tarafından yaklaşık yirmi yıldır düzenli aralıklarla hazırlatılan ve kamuoyuna açıklanan bir kamuoyu araştırmasıdır. Bu araştırmalarda Avusturya toplumunun göç, entegrasyon ve birlikte yaşam konularındaki tutumları ölçülüyor.

Ancak eleştirilerin odağında, bu araştırmalarda özellikle “Müslümanlar”ın  devamlı ayrı bir başlık altında ve hatta „Müslümanlar Araştırması“ adıyla ele alınması ve dini kimliğin başlı başına bir sorun veya çatışma alanı olarak sunulması yer alıyor. TKG’ye göre bu yaklaşım, sosyolojik bir tespitin ötesine geçerek normatif, aşağılayıcı ve damgalayıcı bir nitelik kazanıyor ve devletin böyle bir görevi olamaz ve hiç bir dın hakkında böyle bir araştırma yapılmıyor.

“Kişisel başvuru değil, yapısal bir uyarı”

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti TKG Think , Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu başvurunun bir dava ya da bireysel şikâyet olmadığını özellikle vurguladı. Cemiyet açıklamasında, başvurunun amacının “devletin bilgi üretme biçimine dair anayasal bir uyarı” olduğunu belirtti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu girişim herhangi bir kişiyi, araştırmacıyı ya da siyasi aktörü hedef almıyor. Mesele, devlet adına üretilen bilginin hangi kategorilerle, hangi ölçütlerle ve hangi sonuçlarla topluma sunulduğudur.”

TKG’ye göre, devlet destekli araştırmalar yalnızca mevcut durumu yansıtmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal algıyı şekillendiriyor ve norm koyucu bir etki yaratıyor.

“Dini kimlik anayasal olarak korunur”

TKG , Avusturya Anayasası’nda yer alan eşitlik ilkesi, din özgürlüğü ve devletin tarafsızlığı ilkelerine dikkat çekti. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nda güvence altına alınan hakların da bu bağlamda ihlal edildiğini savundu.

TKG açıklamasında, “Dini aidiyet bireyin özel alanına girer ve anayasal koruma altındadır. Devlet, dini kimliği ölçen, sınıflandıran ve sorun kategorisi olarak sunan bir pozisyona giremez” denildi.

Özellikle Müslüman kimliğinin sürekli olarak “uyum sorunu”, “çatışma alanı” veya “risk faktörü” olarak  soroularda ele alınmasının, eşit yurttaşlık ilkesini zedelediği ve uluslararası kamu araştırmasının ahlaki ilkelerini veren ve tutulması zorunlu olan ICC/ESOM´a ters olduğu   ifade edildi.

“Bu çalışmaların toplumsal etkisi var”

Cemiyet, Entegrasyon Barometresi ve benzeri çalışmaların yalnızca akademik metinler olmadığını, medya, siyaset ve ekonomi alanında doğrudan etkiler yarattığını belirtti.

Açıklamada, “Bu raporlar medya tarafından Avusturya’da kontrol edilmeden ve mesafesiz bir şekilde alkışlanarak manşetlere taşınıyor, siyasi söylemlerde kullanılıyor ve toplumda kalıcı algılar üretiyor ve hiç bir kurum buna karşı çıkmıyordu. TKG Think Tank bu konuda başta Cumhurbaşkanlığı, Avusturya  İşçi Odası ve Avusturya Ticaret Odası’na mektuplar yazarak bu konunun Avusturya’nın değerleri ve Anayasası’na ters bir durum olduğunu anlatarak insanların dini kimliklerinden dolayı ister işçi ister iş insanı veya doktor aşağınlanmasın son verilmesi talep edilmişti. Bunun sonucu olarak Müslüman kökenli vatandaşlar, öğrenciler ve girişimciler üzerinde kolektif bir baskı oluşuyor” denildi.

TKG, özellikle Müslüman kökenli iş insanlarının ve serbest meslek sahiplerinin bu tür çalışmalar nedeniyle “genel şüphe”, “ön yargı” ve “dolaylı dışlanma” ile karşı karşıya kaldığını savundu.

Almanya örneği: Etik denetim var, Avusturya’da yok

Türk Kültür Cemiyeti, Almanya’da kamuoyu ve sosyal araştırmalar alanında faaliyet gösteren bağımsız etik ve kalite denetim mekanizmalarına dikkat çekti. Almanya’da, devlet adına yapılan araştırmaların bilimsel dürüstlük, yöntem ve etik açısından denetlendiği kurullar bulunduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, “Avusturya’da ise bu alanda bağımsız ve kurumsal bir denetim mekanizması yok. Bu eksiklik, benzer sorunların yıllardır tekrar etmesine yol açıyor” denildi.

Cemiyet, Avusturya’da da benzer bir bağımsız kurulun oluşturulmasının toplumsal güveni artıracağını ve devletin tarafsızlığına katkı sağlayacağını ifade etti.

“Devlet tarafsız kalmak zorunda”

TKG, kamuoyu araştırmalarının siyasi amaçlarla kullanılmasının veya bu yönde algı üretmesinin demokratik hukuk devletiyle bağdaşmadığını vurguladı.

Açıklamada, “Devletin tarafsızlığı, kamuoyu araştırmaları aracılığıyla aşındırılamaz. Dini kimlikler üzerinden yapılan ölçümler, kaçınılmaz olarak ayrımcı sonuçlar doğurur” ifadeleri yer aldı.

Belgeler mahkemeye sunuldu

Başvuru kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne; Entegrasyon Barometresi 2025 raporu, metodoloji bölümleri, grafik ve tablolar, çalışmanın siyasi ve medyadaki kullanım örnekleri ile uluslararası meslek standartlarını içeren belgelerin sunulduğu bildirildi.

Cemiyet, tüm belgelerin kamuya açık olduğunu ve sürecin şeffaf biçimde yürütüldüğünü açıkladı.

Başvurunun 20 Ocak 2026 tarihinde Viyana’da yapıldığı belirtilirken, Türk Kültür Cemiyeti bu girişimin “devletin tarafsızlığı, anayasal sorumluluk ve demokratik denetim açısından tarihi bir kayıt” niteliği taşıdığını ifade etti.

TKG basına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Başlangıçta özellikle belirtmek isteriz ki, bu meselede bizim için konu ‘entegrasyon’un klasik ya da toplumsal‑siyasal anlamı değildir. Aynı şekilde herhangi bir dini çıkarı temsil etmiyor ve bir inanç topluluğu adına konuşmuyoruz. Biz, güçlü bir seküler anlayışa sahip, anayasaya bağlı ve demokratik değerlere kararlılıkla bağlı kişilerden oluşan; Türk ve Avusturyalı kökenli üyeleri bulunan, bağımsız ve partiler üstü bir Avusturya sivil toplum ‘düşünce kuruluşuyuz’.

Üyelerimiz ve destekçilerimiz toplumun farklı kesimlerinden gelmektedir; akademisyenler, girişimciler, bilim insanları, işçiler, sanatçılar ve yayıncılar buna dahildir. Üyelerimizin önemli bir kısmı Türk kökenlidir ve Müslüman ailelerden gelmektedir. Tam da bu insanlar — öğrenciler, serbest meslek sahipleri, işletme sahipleri ve esnaflar — yıllardır sözde ‘entegrasyon barometreleri’ ve ‘Müslüman araştırmaları’nın doğrudan etkilerine maruz kalmaktadır.

Bu nedenle biz, Avusturya Anayasası’na sahip çıkıyoruz. Adı ne olursa olsun, devlet kurumlarının siyasi amaçlarla suistimal edilmesine itiraz ediyor ve tüm kişi, kurum ve kuruluşları bu konuda demokratik yollarla sorumluluk almaya davet ediyoruz.”


Kaynaklar

Staatliche Meinungsforschung und Integrationsbarometer 2025: VfGH über verfassungsrechtliche Bedenken informiert

 

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine

Picture of Andreas Günes

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine
Sie haben das Ende erreicht