Avusturya Anayasa Mahkemesi, TKG’nin Müslüman topluma dair anayasal itirazlarını kayda aldı

TKG, Avusturya Anayasa Mahkemesi’nin ÖİF tarafından yaptırılan “Integrationsbarometer 2/2025” araştırmasına ilişkin anayasal kaygıları resmen kayda aldığını açıkladı

Viyana, 27.01.2026 – Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG Think Tank), Avusturya Anayasa Mahkemesi’nin (VfGH), 15 Ocak 2026 tarihinde sunulan ve bir siyasi partinin kontrolündeki Uyum Bakanlığı’nın emrinde bulunan “Entegrasyon Fonu” adlı devlet kurumuna yıllardır yaptırılan; Avusturya’daki tüm Müslümanları adeta toptan şeytanlaştıran ve damgalayan; “bilimsel kamuoyu araştırması” adı altında Peter Hajek isimli kamuoyu araştırmacısı tarafından yürütüldüğü öne sürülen “Integrationsbarometer 2025” araştırmasına ilişkin anayasal kaygıları içeren başvuruya yönelik yazılı yanıtının kendilerine ulaştığını açıkladı.

Avusturya Anayasa Mahkemesi’nin yanıtı, Başkan adına iletilmiş resmî bir bildirim niteliği taşıyor ve TKG’nin sunduğu “olay açıklaması (Sachverhaltsdarstellung) ve anayasal inceleme talebi (verfassungsrechtliche Prüfung)”ne ilişkin değerlendirmeyi içeriyor. Söz konusu başvuru, 2026‑0058.079 sayılı dosya numarasıyla kayıtlara geçmişti. TKG, açıklamasında, Peter Hajek Kamuoyu Araştırmaları tarafından Avusturya Entegrasyon Fonu (ÖİF) adına yürütülen “Integrationsbarometer 2/2025” araştırmasının devlet tarafından finanse edilen bir çalışma olduğunu ve yaklaşık on yıldır Uyum/Entegrasyon Bakanlığı’na bağlı bir kamu kurumu olan ÖİF’in bu tür araştırmalar aracılığıyla toplumsal algıyı şekillendirdiğini belirtti.

TKG: “Şeffaflık gereği yanıtı kamuoyuyla paylaşıyoruz”

Cemiyet, başvurularını kamuoyuna açık şekilde sundukları için, Anayasa Mahkemesi’nden gelen yanıtı da aynı şeffaflık ilkesi gereği kamuoyuyla paylaştıklarını ifade etti. TKG’ye göre bu yanıt, hem kurumsal hem anayasal bir belgeleme niteliği taşıyor ve Avusturya’nın anayasal kroniğine resmen girmiş bulunuyor. TKG, Mahkeme’nin hızlı ve resmî geri dönüşü için teşekkür ederek, bunun vatandaşların ve sivil toplumun anayasal kaygılarının devlet tarafından ciddiyetle ele alındığını gösterdiğini vurguladı.

Devlet eliyle yapılan araştırmalarda din temelli kategorileştirme tartışması

TKG, devlet eliyle yürütülen kamuoyu araştırmalarının toplumsal ve demokratik etkilerine dikkat çekerek, bu tür çalışmaların özellikle dinî aidiyeti bağımsız bir problem kategorisi gibi ele alması hâlinde anayasal ilkelerin ihlal edilebileceğini belirtti. Cemiyet, bu etkilerin 2000’li yılların başındaki “Muslim-Studien” döneminden bugüne kadar uzandığını, o dönemde ihalesiz finanse edilen çalışmaların kamuoyuna yanlış veya çarpıtılmış veriler sunduğunu ve benzer bir yaklaşımın “Integrationsbarometer 2025”te de sürdüğünü ifade etti. TKG’ye göre devlet tarafından yaptırılan sosyal araştırmalar, kamuoyunda normatif etki yaratmakta ve toplumsal tartışmaları uzun vadeli olarak şekillendirmektedir. Bu nedenle dinî aidiyetin bir değerlendirme veya risk kategorisi olarak kullanılması, Avusturya Anayasası’nın temel ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu ilkeler arasında eşitlik ilkesi (Art. 7 B‑VG), devletin tarafsızlık ve nesnellik yükümlülüğü, din özgürlüğü (Art. 9 EMRK) ve ayrımcılık yasağı (Art. 14 EMRK) yer almaktadır. TKG, belirli bir dinî topluluğun “bilimsel araştırma” adı altında kültürel veya toplumsal bir sorun kategorisi olarak sunulmasının siyasi bir tercih değil, hukuki ve anayasal bir mesele olduğunu vurguladı.

“Entegrasyon Fonları (Integrationsfonds) birer devlet kurumudur; iktidarda bulunan partilerin aracı ya da siyasi kampanya yürütme alanı değildir. Anayasa gereği tarafsızlık yükümlülüğü taşırlar.”

Açıklamada, Avusturya’nın özgürlükçü, çoğulcu, demokratik ve laik devlet yapısının, kamu kurumlarının partisel çıkarlar doğrultusunda kullanılmasına izin vermediği belirtildi. TKG, devlet bütçesiyle finanse edilen araştırmaların daha sonra resmî kanallarda belirli toplulukları hedef alan içeriklere dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Düşünce Fabrikası TKG , bu tür uygulamaların yalnızca Avusturya’nın uluslararası itibarına zarar vermediğini, aynı zamanda Müslüman topluluklara yönelik yapısal ayrımcılığı toplumda meşrulaştırdığını ve bu durumun yirmi yılı aşkın süredir devam eden bir zarar yarattığını belirterek, “ Entegrasyon Fonları (Integrationsfonds) birer devlet kurumudur; iktidarda bulunan partilerin aracı ya da siyasi kampanya yürütme alanı değildir. Anayasa gereği tarafsızlık yükümlülüğü taşırlar.” dedi.

“Tarafsızlık bir nezaket değil, anayasal zorunluluktur”

TKG, devletin tarafsızlığının bir nezaket değil, anayasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, tarafsızlığın hukuk devletinin, kuvvetler ayrılığının ve demokratik düzenin temelini oluşturduğunu hatırlattı.  TKG Think Tank, Anayasa Mahkemesi’nin yanıtının Avusturya hukuk devletine duyulan güveni güçlendirdiğini ve Mahkeme’nin temel hakların korunmasında en yüksek bağımsız otorite olarak kritik bir rol oynadığını ifade etti.

TKG ek başvuru seçeneğini değerlendiriyor

Son olarak TKG, Mahkeme’nin yanıtı doğrultusunda resen (amtswegig) bir anayasal inceleme talebine yönelik ek bir başvuru yapma ihtimalini değerlendirdiklerini açıkladı. Cemiyet, herhangi bir siyasi aktöre zarar verme amacı taşımadığını, ancak devlet eliyle yürütülen araştırmaların toplumsal dışlama, ayrımcılık veya damgalama üretmesi hâlinde bunun mutlaka hukuki olarak ele alınması gerektiğini belirtti. TKG, devletin ve kamu kurumlarının toplumsal barışı, eşitliği ve temel hakları koruma sorumluluğuna dikkat çekerek, bu sorumluluğun özellikle devlet tarafından finanse edilen araştırmalarda daha da önem kazandığını vurguladı.

Kaynak/Quelle: https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20260127_OTS0108/tkg-vfgh-nimmt-verfassungsrechtliche-bedenken-zur-staatlich-beauftragten-oeif-meinungsforschung-peter-hajek-offiziell-zur-kenntnis

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine

Picture of Andreas Günes

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine
Sie haben das Ende erreicht