„Üç perdeli skandal“: Devletin Entegrasyon Barometresi 02/2025 sessizce silindi, içeriği değiştirildi ve değişiklik notu düşülmeden yeniden yüklendi

Viyana,29.04.2026- Avusturya Türk Kültür Düşünce Fabrikası TKG-Think Tank, Avusturya Uyum Bakanlığı’na bağlı Avusturya Entegrasyon Fonu (ÖIF) tarafından hazırlanan ve kamu kaynaklarıyla finanse edilen Integrationsbarometer 02/2025 raporuyla ilgili tüm skandalı ortaya çıkardı. TKG’nin resmi açıklamasına göre, söz konusu rapor usulsüz bir şekilde silinmiş, değiştirilmiş ve herhangi bir düzeltme ibaresi konulmadan sessizce yeniden yayımlanmıştır.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG), kamu kaynaklarıyla finanse edilen „Entegrasyon Barometresi 02/2025“ raporunun usulsüz bir şekilde değiştirildiğini belgeleriyle ifşa etti. TKG’nin „Üç Perdelik Skandal“ olarak nitelendirdiği süreç, devlet destekli bilimsel bir yayının şeffaflık ilkelerine aykırı şekilde „gece yarısı operasyonuyla“ nasıl başkalaştırıldığını gözler önüne seriyor.

Silindi, değiştirildi, habersizce değiştirildi notu koymadan yerine Kondu
TKG tarafından belgelenen verilere göre, raporun orijinali 23 Nisan 2026 tarihinde sessizce silindi. Orijinal bağlantının „404“ hatası verdiği bu sürecin ardından, 26 Nisan’da raporun yeni bir versiyonu yüklendi. Ancak bu yeni dosyanın; herhangi bir revizyon ibaresi taşımadığı, 40 sayfadan 48 sayfaya çıkarıldığı, anket sorularının (Fragebogen) sonradan eklendiği ve bazı sayısal veriler ile metin pasajlarının değiştirildiği tespit edildi. TKG soruyor: „ÖIF neden bu değişiklikler hakkında sessiz kalıyor ve eleştirilere içeriksel bir yanıt vermeden her şeyi reddediyor?“

Avusturya Entegrasyon Fonu’nun (ÖIF) kamu kaynaklarıyla finanse edilen Entegrasyon Barometresi 02/2025 çalışması, 23.04.2026 tarihinde sessiz sedasız silindi. Orijinal bağlantı bugüne kadar bir Error-404 (Sayfa bulunamadı) hatasına yönlendirdiğini TKG ifşa etti.  Ortada asıl kamu araştırması artık yok.  https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/Produkte/%c3%96IF_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

Değiştirilmiş hali ama dosya üzerinden değiştirilmiş ibaresi yok

26.04.2026 tarihinde yeni bir adres altında değiştirilmiş bir versiyon yayımlandı; sayfa sayısı 40’tan 48’e çıkarılmış, anket formu sonradan eklenmiş, yüzdelik değerler ve metin pasajları değiştirilmiş bir şekilde — ancak revizyon olduğuna dair herhangi bir değişiklik işareti konulmadan : https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/monitor/Integrationsfonds_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

Aşağıda, TKG’nin yayımladığı basın bildirisinin birebir tercümesi

APA  OTS, 29.04.2025
Kaynak: https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20260429_OTS0045/integrationsbarometer-022025-warum-wurde-die-originalstudie-am-2304-geloescht-geaendert-und-am-2604-ohne-kennzeichnung-ersetzt

Entegrasyon Barometresi 02/2025: Orijinal çalışma neden 23.04’te silindi, değiştirildi ve 26.04’te işaretlenmeden yeniden yayınlandı?

„Üç perdeli skandal“ – Silindi. Değiştirildi. İşaretlenmeden yerini aldı. ÖIF bu değişiklikler hakkında neden sessiz kalıyor? TKG belgeliyor.

Viyana , APA OTS, 29.04.2026– Devlet parası, silinmiş belge, sessiz değişiklik. Avusturya Entegrasyon Fonu, kamu parasıyla finanse ettiği Entegrasyon Barometresi 02/2025’i 23 Nisan 2026’da ortadan kaldırdı. Tek bir açıklama yapmadan. Tek bir duyuru olmadan. Orijinal bağlantı bugün hâlâ ölü: https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/Produkte/%c3%96IF_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

Üç gün sonra, 26 Nisan’da, yeni bir adres altında tamamen farklı bir belge belirdi. 40 sayfa 48 olmuştu. Soru formu sonradan eklenmiş. Yüzde değerleri değişmişti. Metinler değişmişti. Ama tek bir satır bile „bu belge güncellenmiştir“ demiyordu: https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/monitor/Integrationsfonds_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

Adı konulmuş haliyle: bir gece yarısı operasyonu. Devlet kurumunun, vergilerle finanse edilmiş bilimsel bir yayın üzerinde sessiz sedasız yaptığı bir değiştirme operasyonu.

ÖIF reddediyor — ama kamu araştırmasını siliyor

ÖIF, 4 Şubat 2026’da kendi sitesinde bir „düzeltme“ yayınladı ve şunları söyledi:

„Avusturya Entegrasyon Fonu (ÖIF), Avusturya Türk Kültür Topluluğu’nun (TKG) Entegrasyon Barometresi’ne ilişkin güncel açıklamasındaki değerlendirmeleri kesinlikle reddeder.“ (Kaynak: https://www.integrationsfonds.at/newsbeitrag/richtigstellung-zur-aussendung-der-tkg-zum-integrationsbarometer-28640/)

TKG’nin 15 somut eleştirisinden birine bile yanıt verilmedi. Soru formunda Müslümanların mültecilerle aynı ölçeğe konulmasına yanıt yok. On bir yıllık özel izlemeye yanıt yok. „Siyasi İslam“ kavramının tanımsız bırakılmasına yanıt yok. Sessiz versiyon değişikliğine yanıt yok. ÖIF bunların hepsini reddediyor — ve aynı zamanda araştırmayı siliyor.

Bu noktada TKG, Entegrasyon Fonu denetim kurulu üyelerine doğrudan soruyor: Siz bu kurumun denetim kurulu üyesisiniz. Entegrasyon Barometresi 02/2025’in kalitesini, tarafsızlığını ve toplumsal etkilerini değerlendirmek için hangi somut adımları attınız? Böyle bir şey nasıl olabildi?

TKG soruyor

TKG soruyor! Sayın Integrationsfonds Denetleme Kurulu, sorumlu olduğunuz ve ‚bilimsel kamu araştırması‘ adı altında yürütülen bu çalışmada, bireylerin dini inançlarını sorgulama hakkını nereden alıyorsunuz? Kamu kaynaklarıyla yapılan bir araştırmada bir insanın dini aidiyeti sizi ne hakla ilgilendiriyor? Devletin tarafsızlık ilkesi ve bireysel temel haklar çerçevesinde, kamu eliyle yürütülen bir araştırmada bir bireyin dini aidiyetinin sorgulanmasının etik gerekçesi nedir?“

TKG Soruyor:! Sayın Integrationsfonds Denetleme Kurulu, ‚Integrationsbarometer 2025′ araştırmasında dini aidiyetin bir ’sorun kategorisi‘ olarak sorgulanması hangi bilimsel standartla açıklanabilir? Devlet fonlarıyla finanse edilen bir projede, bir bireyin dini inancının bir denetim veya analiz konusu haline getirilmesi ne hakla mümkün olmaktadır?

İşte sorulardan bir tanesi

Integrationsbarometer 2/2025 ( PETER HAJEK, INTEGRATIONSFONDS)-Soru 4: „Avusturya’da Müslümanlar ile Müslüman olmayanlar arasındaki birlikte yaşamı nasıl değerlendiriyorsunuz? Çok iyi, oldukça iyi, oldukça kötü yoksa çok mu kötü?“

1 — Çok iyi 2 — Oldukça iyi 3 — Oldukça kötü 4 — Çok kötü 5 — Bilmiyorum / Yanıt yok

Yalnızca Avusturya vatandaşlarına yöneltilen bu telefon ve çevrimiçi araştırmada — anketin başında „Avusturya vatandaşı mısınız?“ sorusuna „hayır“ yanıtı verenler derhal anketten çıkarılıyor — aşağıdaki soru sorulmaktadır:

„Avusturya’da Müslümanlar ile Müslüman olmayanlar arasındaki birlikte yaşamı nasıl değerlendiriyorsunuz? Çok iyi, oldukça iyi, oldukça kötü yoksa çok mu kötü?“

TKG’ye göre bu soru, Avusturya Anayasası’nın 7. maddesi, AİHM’nin 9. ve 14. maddeleri ile ICC/ESOMAR Uluslararası Etik Kodu 2025’e aykırıdır: Yalnızca Avusturya vatandaşlarının katıldığı bir ankette, Müslümanlar — büyük çoğunluğu Avusturya vatandaşı olan 800.000 kişi — bizzat araştırmanın değerlendirme nesnesi haline getirilmekte; üstelik aynı ölçekte mülteciler ve göçmenlerle yan yana sıralanmaktadır.

Temel soru şudur: AİHM’nin 9. maddesiyle güvence altına alınmış bir temel hak olan din, bu araştırmada neden bir göç hukuku statü kategorisi gibi ele alındı? „Müslümanların“ aynı ölçekte „göçmenler“ ve „mültecilerle“ yan yana sıralanması tarafsız bir kategorizasyon değil — dini aidiyeti entegrasyon politikası açısından risk göstergesi olarak kurgulayan normatif bir karardır. Denetim kurulunda bu değerlendirildi mi? Temel haklar incelemesi yapıldı mı? Damgalama riski tartışıldı mı?

„İletişim girişimi olmadı“ yalanı

ÖIF düzeltmesinde TKG’nin „bugüne kadar hiçbir zaman ÖIF ile iletişime geçmediğini“ ileri sürdü. Bu doğru değil. TKG’nin eleştirileri 18 Aralık 2025’ten itibaren kamuoyuyla paylaşıldı: https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20251218_OTS0086/tkg-stellungnahme-zum-integrationsbarometer-und-zur-einhaltung-des-283-stgb

24 Aralık ve 31 Aralık 2025’te ek açıklamalar yapıldı. 7 Ocak 2026’da VdMI ve VMÖ’ye resmi şikâyet başvurusunda bulunuldu. Bunların hepsi ÖIF’in bildiği süreçlerdi.

Ama asıl mesele bu değil. Sivil toplum kuruluşları ve gazeteciler, eleştirdikleri devlet kurumundan izin almak zorunda değildir. Bu ne Avusturya Anayasası’nın ne de AİHM’nin 10. maddesinin öngördüğü bir zorunluluktur. Demokratik denetim ikili bir uzlaşma süreci değildir. Anayasal güvence altındaki bir haktır.

Soru formu her şeyi ele veriyor — siyah üzerine beyaz

ÖIF TKG’nin eleştirilerini „kesinlikle reddetti.“ Sonra bizzat o soru formunu kamuoyundan sakladığı için eleştirilince onu ikinci versiyona ekledi. Ve o soru formu TKG’yi haklı çıkarıyor.

  1. soru kelimesi kelimesine şöyle: „Avusturyalılar ile Müslümanlar arasındaki birlikte yaşamı nasıl değerlendiriyorsunuz?“ Bu soru; 3. soru (göçmenlerle birlikte yaşam), 5. soru (Ukraynalı savaş mağdurları) ve 6. soru (mülteciler) ile yan yana sıralanmış. Dini aidiyet oturma hukuku statüsüyle aynı düzeye çekilmiş. Bu TKG’nin yorumu değil — ÖIF’in bizzat kendi soru formu tasarımı.

„Siyasi İslam“ ifadesi aynı formda iki farklı biçimde geçiyor: 1. soruda „siyasi İslam’ın yayılması“, 8. soruda „siyasi İslam ve radikalleşme.“ İki farklı ifade, sıfır tanım. Katılımcılar ne değerlendirdi? Kimse bilmiyor. ÖIF de dahil.

Şekil 13 (S. 24): Müslümanlar için Ekim 2014’e uzanan on bir yıllık zaman serisi. Mülteciler için 2016, Ukraynalılar için 2023. Bu eşitsizlik için tek satır metodolojik gerekçe yok.

TKG’nin eleştirileri soru formuyla birlikte azalmadı. Arttı.

Din oturma statüsü değildir — Anayasa ve insan hakları böyle söylüyor

Avusturya’da Müslüman olan biri nesiller boyu bu toprakların vatandaşı olabilir. Doktor, öğretmen, girişimci olabilir. „Mülteci“ ya da „göçmen“ kavramıyla hukuki, sosyal ve biyografik olarak hiçbir ortak yanı olmayabilir. Yine de aynı soru formunda, aynı ölçek üzerinde bu kategorilerle yan yana sıralanıyor. Bu kamuoyu araştırması değil. Bu normatif etkisi olan kategori inşasıdır.

Avusturya Anayasası’nın 7. maddesi açıktır: Kimse inancından dolayı dezavantajlı kılınamaz. AİHM’nin 14. maddesi din temelinde ayrımcılığı yasaklar. 9. maddesi din özgürlüğünü güvence altına alır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devlet kurumlarının dini gruplara karşı özel tarafsızlık yükümlülüğü taşıdığını defalarca teyit etmiştir.

ICC/ESOMAR Uluslararası Kodu 2025, Madde 1(b): Araştırmacılar katılımın zarara — itibar kaybı dahil — yol açmamasını güvence altına almak zorundadır. Madde 5(c): Verinin kullanımı ilgili kişilere doğrudan zarar vermemeli, koruyucu tedbirler alınmalıdır. Madde 7(b): Nüfus temsili konusundaki sınırlılıklar şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Bu araştırma bu gerekliliklerin hiçbirini karşılamıyor.

800.000 insanı — nesiller boyu bu toplumun parçası olan Avusturya vatandaşlarını — oturma hukuku statü kategorileriyle aynı ölçeğe koymak hangi hakka dayanıyor? Hangi bilimsel standart buna izin veriyor? Hangi anayasal gerekçe var? Hangi insan hakları meşruiyeti? ÖIF bu soruyu yanıtlamadı. Sormadı bile.

Araştırma parti propagandasına dönüştüğünde

Volkspartei, 18 Aralık 2025’te resmi Instagram hesabında bu araştırmaya dayanan grafikler paylaştı: „Avusturyalıların üçte ikisi Müslümanlarla birlikte yaşamayı zor buluyor.“ Gönderinin altına dökülen yorumlar antisemitik karşılaştırmalar, §283 StGB kapsamında halkı kin ve düşmanlığa tahrik iddiaları ve bir dünya dinine yönelik nefret söylemi içeriyordu. ÖIF tek bir kelime söylemedi.

Devlet parasıyla finanse edilen, metodolojik olarak bir dini grubu sorun kategorisi olarak kurgulayan ve bulgularının siyasi mobilizasyon için kullanılmasına seyirci kalınan bir araştırma temel bir soru doğuruyor: Avusturya’da kamuoyu araştırması kimin elinde? ESOMAR etik koduna ve insan haklarına uygunluğunu kim denetliyor? TKG bu sorunun kamuoyu önünde tartışılmasını talep ediyor.

ESOMAR şikâyeti ve VdMI çelişkisi

Araştırmanın 11. sayfası açıkça şunu söylüyor: „Peter Hajek Public Opinion Strategies faaliyetlerini ESOMAR yönergelerine uygun olarak sürdürmektedir.“ Bu öz taahhüt artık belgelenmiş gerçeklerle yüzleşmek durumunda.

TKG, 7 Ocak 2026’da VdMI ve VMÖ’ye şikâyet başvurusunda bulundu. VdMI, 8 Nisan 2026’da Peter Hajek’i temize çıkardı — tam soru formu henüz kamuoyuna açık değilken. Temel araştırma aracı görülemeden verilen aklanma kararı, TKG’nin 24 Nisan 2026 tarihli açık mektubunda belgelediği yedi çelişkiden biridir. TKG, 21 Nisan 2026’da Amsterdam’daki ESOMAR Profesyonel Standartlar Komitesi’ne resmi şikâyette bulundu.

ÖIF her şeyi reddediyor. Soru formu ise ona itiraz ediyor.

TKG’nin talepleri

1-Entegrasyon Barometresi 02/2025’in tüm versiyonlarının tam olarak kamuoyuyla paylaşılması. Anlaşılır bir değişiklik özetinin yayınlanması. ÖIF ve denetim kurulunun içeriksel açıklama yapması.

2-Yetkililerin etkilenen nüfus gruplarına yönelik kamuoyu önünde özür dilemesi. —

3-Entegrasyon Fonu yönetim düzeyinde personel değişikliği.

4-ÖIF’in Peter Hajek Public Opinion Strategies GmbH ile ihale uygulamalarının bağımsız incelemeye tabi tutulması.

TKG’nin tüm belgeleri: — 15 maddelik düzeltme kataloğu: https://www.turkischegemeinde.at/wp-content/uploads/Forderungskatalog-der-TKG-Integratiosnbaromter2025.pdf

Orijinal araştırma (404 hatası): https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/Produkte/%c3%96IF_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

Değiştirilmiş versiyon: https://www.integrationsfonds.at/fileadmin/content/AT/monitor/Integrationsfonds_Integrationsbarometer_2025-02.pdf

ÖIF düzeltmesi: https://www.integrationsfonds.at/newsbeitrag/richtigstellung-zur-aussendung-der-tkg-zum-integrationsbarometer-28640/

APA-OTS orijinal basın bildirisi: https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20260429_OTS0045/integrationsbarometer-022025-warum-wurde-die-originalstudie-am-2304-geloescht-geaendert-und-am-2604-ohne-kennzeichnung-ersetzt

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine

Picture of Andreas Günes

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine
Sie haben das Ende erreicht