Devlet gibi görünür, devletin, AB’nin ve halkın vergisini kullanır — ama Volksanwaltschaft’a hesap vermez!

Devlet adını ve kamu vergilerini kullanan; tüm Avusturya’daki Müslümanları sözde bilimsel bir kamu araştırması kılığında „Integrationsbarometer 2025“ aracılığıyla damgalayan ve aşağılanmalarına zemin hazırlayan Entegrasyon Fonu’nun denetim dışında olduğunu, anayasal bir kurum olan Avusturya Kamu Denetçiliği (Volksanwaltschaft) resmen tescil etti.

Viyana, 26.02.2026- – Türkische Kulturgemeinde in Österreich (TKG / Avusturya Türk Kültür Cemiyeti), 9 Şubat 2025 tarihinde, Österreichischer Integrationsfonds (ÖIF / Avusturya Entegrasyon Fonu) tarafından yayımlanan „Integrationsbarometer 2025“ adlı rapor ile ilgili olarak Avusturya Anayası’ndan kanunla hak tanınmış „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) resmi bir şikâyet dilekçesi sundu.

 

 

 

TKG’ye göre konu, tek bir ifadenin eleştirisi değil; yaklaşık yirmi yıldır süren, kamu kaynaklarıyla finanse edilen ve 2000 yıllarında milli ( Türkler) ve 2025 yılında en üst düzeyde dini azınlıkları ( toptan Avusturya´da farklı köken ve kişililikte lan tüm  Müslümanlar etikleneliyor) problemli şekilde kategorize eden devlet yayıncılığı pratiğinin bir parçası.

TKG,  „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) ilettiği dilekçede, “Integrationsbarometer 2025”in, dahil edildiği kategori seçimleri ve sunum biçimiyle, özellikle Müslüman kökenli bireyler gibi heterojen toplulukları bir “sorun grubu” olarak gösterme riskini taşıdığını belirtti ve kaynaklar artı hukuki belgeleri sundu. TKG ayrıca bu tür Integrationsbarometer2025 gibi çalışmaların bilimsel standartlara, özellikle uluslararası ICC/ESOMAR Kodex (Uluslararası Sosyal ve Pazar Araştırmaları Etik Standartları) kurallarına yeterince uyulmadığını ifade etti.

Volksanwaltschaft TKG’ya şikayaette bulunuyor: “Integrationsfonds yılladır taleb etmememize rağmen denetim kapsamında değil. ”

23 Şubat 2026 tarihli resmi cevapta, Avusturya Cumhuriyet’i Volksanwaltschaft’ı, ÖIF’nin yasal olarak bir „Verwaltungsorgan ( Avusturya devletinin idari makamı)“ olmadığını, 1991’de İçişleri Bakanlığı’ndan ayrılarak „ausgegliederter Rechtsträger (ayrılmış tüzel kişilik/ayrıştırılmış yapı)” haline geldiğini açıkladı. Buna bağlı olarak, „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) Missstandskontrolle (idari aksaklık denetimi) yetkisinin ÖIF’ye uzanmadığını belirtti. Bu yetki sadece idari makamlara aittir ve ÖIF bu tanımın dışındadır. Gerekli yasal düzenleme için Nationalrat (Ulusal Konsey / Parlament)’ın müdahalesi gerektiği ancak bunun bugüne kadar yapılmadığı ifade edildi.

Kamu Denetçiliği, 23 Şubat 2026 tarihli ve 2026-0.141.958 iş sayılı yazısında konuyu açık bir biçimde ortaya koydu. Kararda şu ifadelere yer verildi:
„ÖIF, 1991 yılında İçişleri Bakanlığı’ndan ayrıştırılarak kurulmuş bir fondur. Bu nedenle ÖIF bir idari organ değildir. Kamu Denetçiliği’nin denetim yetkisi idari organları kapsamaktadır; ‚ayrıştırılmış hukuki kişiler‘ bu kapsama girmemektedir. Kamu Denetçiliği, denetim yetkisinin ayrıştırılmış hukuki kişileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi için yıllardır talepte bulunmaktadır. Ne var ki bu genişletme kararı yalnızca Ulusal Meclis ya da eyalet meclisleri tarafından alınabilir. Maalesef bu adım bugüne kadar atılmamıştır.“

Bu yanıt, kamuoyunda bir soruyu yeniden gündeme taşımıştır:
Entegrasyon Fonu (Integratinsfond der Republik Österreich) devlet adına hem de Avusturya Cumhuriyeti Entegrasyon Fonu isminin sonunda kullanara hareket eden, kamu  yani bizim vergilerimizden toplanan kaynakları kullanan ve kamu politikasını etkileyen bir kurum nasıl oluyor da „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) muaf kalabiliyor?

 

Şikâyetin arka planı

TKG, 9 Şubat 2025’te Entegrasyon Fonu’nun yaptırdığı ve Peter Hajek tarafından hazırlanan „Entegrasyon Baromet resi 2025“ çalışmasını Kamu Denetçiliği’ne şikâyet etmişti. TKG, devlet finansmanıyla hazırlanan bu yayının dini grupları stigmatize edici ve aşağılayıcı bir nitelik taşıdığını öne sürdü.

Yapısal bir denetim boşluğu

TKG, bu kararın önemli bir yapısal gerçeği gün yüzüne çıkardığını vurguladı. Söz konusu kurum, „Avusturya Cumhuriyeti Entegrasyon Fonu“ adıyla faaliyet göstermekte, kamu kaynaklarını kullanmakta ve entegrasyon politikası alanında yasal görevler üstlenmektedir. Buna karşın Kamu Denetçiliği’nin denetim yetkisi dışında kalmaktadır.

TKG, Kamu Denetçiliği’nin kararına şu değerlendirmeyi ekledi:  Devlet adı taşıyor, Devlet parası kullanıyor , Devlet politikası uyguluyor  ama devlet denetimine tabi değil.

Hukuki baskı mı, içerik tartışması mı?

TKG, „Entegrasyon Barometresi 2025″in yöntemsel temellerini ve içeriğini 18 Aralık 2025’ten bu yana kamuoyu önünde, belgelenmiş biçimde sorgulamaktadır. Ancak eleştirilere içeriksel bir yanıt gelmek yerine, 35.000 Euro tutarında streitwert (dava değeri) içeren ve icra tehdidi barındıran bir avukatlık yazısı iletildi. TKG, bu durumu AB Anti-SLAPP Direktifi (2024/1069) kapsamında değerlendirmekte ve söz konusu tutumu kamuoyuyla paylaşmış bulunmaktadır.

Meclis ve Sayıştay’a çağrı

TKG, bu gelişme üzerine Avusturya Ulusal Meclisi üyelerine somut sorular yöneltti: Neden devlet adı taşıyan ve kamu parasıyla faaliyet gösteren bir kurum Kamu Denetçiliği’nin denetimi dışında tutulmaktadır? Neden yıllardır talep edilen denetim yetkisinin genişletilmesi yasalaştırılmamıştır? Entegrasyon Fonu üzerindeki parlamenter denetim ve Sayıştay denetimi hangi ölçüde işlevseldir?

TKG, bağımsız bir sivil toplum düşünce kuruluşu olarak anayasal çerçeve ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi temelinde savunduğu meşru eleştiriden geri adım atmayacağını kamuoyuna bildirdi.

TKG’ye Göre Demokratik Bir Sorun: Kamu Kaynağı + Kamu Etkisi + Denetimsizlik

TKG, ÖIF’nin yalnızca kamu fonları kullanmakla kalmayıp aynı zamanda kamuoyu oluşturma ve devamlı son yirmi yıldır başta Türkler ve son yıllarda toptan Avusturya’da tüm Müslümanları damgalayacı ve oldukça aşağılamamalara kapı açıcı medya ve siyasi gündemi şekillendirme potansiyeli taşıyan çalışmalar yayımladığını vurguluyor ve bunu belgeliyor ve son yirmi yıldan fazla tüm Türkler’in ve şimdi Müslümanları bu tür sözde bilimsel kamu araştırmalarla her yerde başta devlet dairelerinde işe alınmadan tutun iş dünyasında, işçi dünyasında ve okullarda ve hatta yollarda ayrımcılığa ve aşağılamalara tabii tutulduğunu ve son verilmesini talep ederek Integrationsbarometer2025’in derhal resmi sayfalardan kaldırılmasını talep ediyor.  „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) a gönderilen şikayet dosyasında bu çerçevede kamu tarafından finanse edilen bir kurumun demokratik kontrol mekanizmaları dışına çıkması, şeffaflık, hesap verebilirlik ve demokratik sorumluluk açısından önemli bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.

TKG ayrıca, „Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft) iletilen kendi eleştirilerinin bilimsel ve hukuki temelli olduğunu; buna rağmen ÖIF’nin eleştirilere içeriksel yanıt vermek yerine yüksek maliyetli hukuki tehditlerle/SLAPP ile  yanıt verdiğini belirtiyor. Bu tavrın, demokratik tartışmayı – özellikle de sivil toplumun devlet yayıncılığını eleştirme hakkını – sınırlama riski taşıdığına dikkat çekiliyor.

Parlamentoya Çağrı: Denetim ve Hesap Verebilirlik Arayışı

„Avusturya Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği ´ne (Volksanwaltschaft), Entegrasyon Fonu’nun denetim yetkisinin genişletilmesi konusunda parlamentoya açıkça işaret ederken, TKG bu çağrıyı daha geniş bir siyasi ve demokratik sorumluluğa dönüştürme ihtiyacını vurguluyor. TKG, Avusturya Millet Meclisi /Nationalrat/ milletvekillerine şu soruları APA OTS basın bildirisinde yöneltti:

1-Kamu adına faaliyet gösteren bir kurum neden Volksanwaltschaft denetimine tabi değildir?

2-Bu alandaki denetim eksikliği neden kapatılmamıştır?

3- ÖIF’yi parlamenter ve mali denetime dahil edecek düzenlemeler neden yapılmamıştır?

4-Kamu fonlarının kullanımı ve toplumsal etkileri nasıl daha güçlü ve şeffaf şekilde kontrol edilebilir?

“Bilimsel Araştırma” mi, yoksa problematik ifade biçimi mi?

ÖIF’nin yayımladığı  „Müslümanlar Araştırması“ adıyla 2000 yıllarında başlayan ve skandalla biten “Integrationsbarometer 2025” aslında 2015’ten bu yana düzenli olarak yürütülen kamu anketlerinden biridir. Resmî tanıtımda bu çalışmaların entegrasyon ve toplum konularında „eylem temelli tartışma“, „veri odaklı karar alma süreçleri“ sunduğu belirtilirken, TKG bu tanıma itiraz ediyor: Çalışmanın sunum şeklinin, özellikle dinî azınlıklar hakkında “sorun perspektifi” oluşturma potansiyeli taşıdığı görüşünde.

Demokratik denetim ve şeffaflık talebi

TKG, demokratik bir toplumda devletin tarafsızlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas olduğunu vurguluyor. Devlet veya kamu adına davranan bir kurumun aynı zamanda halk denetimi dışında kalmasının demokratik bir eksikliği temsil ettiği görüşünü savunuyor.

Eleştiri ve analiz, TKG’ye göre sadece akademik bir tartışma değil; Avusturya’da uzun vadeli toplumsal ilişkiler ve demokratik kültür için önemli bir meseledir.

Detaylı açıklama ve TKG metni:
https://www.turkischegemeinde.at/volksanwaltschaft-bestaetigt-kontrollluecke-beim-integrationsfonds-staatlicher-name-staatliche-mittel-aber-keine-missstandskontrolle/

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine

Picture of Andreas Günes

Andreas Günes

Redaktion, Türkische Allgemeine
Sie haben das Ende erreicht